Dünyada açlığı önlemek ve barışı sağlamak için;

Yol Haritamız, Tekelleşme Değil, Kooperatifleşme Olmalıdır.

Mahmut Eskiyörük
Tarımda Çıkış Yolu Kooperatifçilik

**  Tarım alanında yegane kurtuluş yolu olarak görülen kooperatifler ülkemizde hak ettiği yere ulaşamıyor. 21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü’nde bir açıklama yapan Mahmut Eskiyörük, “Ülke tarımının sorunları ancak doğru kooperatifleşme modelleriyle çözülür” dedi.

 

Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu ve İzmir Tarım Grubu Başkanı Mahmut Eskiyörük, kooperatifçiliğin üretim ekonomisini dengede tutma özelliğinin dünyada yeniden keşfedildiğine dikkat çekerek,  Türk tarımındaki sorunların doğru kooperatifleşme yöntemleriyle çözülebileğine işaret etti.

 

21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü dolayısıyla bir mesaj yayınlayan Eskiyörük, kooperatiflerin öncelikli varlık nedenlerinin, üreticiyi sömürüye karşı koruyarak onların kazancını arttırmak ve tüketicie güvenilir gıda sunmak olduğunun altını çizdi.

 

AB ülkelerinde tarımsal işleme ve pazarlama kooperatiflerinin oranının yüzde 85’e yaklaştığını ifade eden Eskiyörük sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tarımsal kooperatiflerin hâkimiyeti örneğin İskandinav ülkeleri süt piyasalarında yüzde 90’lara kadar ulaşır. Türkiye’de ise hala ve sadece yüzde 13’deyiz. 

Ülkemizde toplam 12 bin 269 tarımsal kooperatif bulunuyor ve bu rakam İtalya, İspanya, Fransa ve Almanya’daki tarımsal kooperatiflerin toplam sayısına neredeyse eşit.

Oysa, doğru bir kooperatifçilik yapısı; sermayenin yerelde kalması sağlayarak, küçük üreticinin korunmasını amaçlar. Kooperatifler spekülasyon ile tetiklenen hızlı para çıkışlarının yarattığı tahribattan etkilenmez. Ekonomik krizler karşısında da dayanıklı olan kooperatifler, gıda krizlerini önler ve sürdürülebilir üretimi sağlar”

 

KÖYLÜMÜZ SORUN DEĞİL

Küçük aile işletmelerinin yok edilerek yeni büyükler yaratılması yerine, birleştirilerek gelişmelerini sağlanmasının şart olduğuna işaret eden Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı şu mesajları verdi:

“Büyük tarımsal potansiyele sahip ülkemizde, yoksulluk bir kader değildir. Doğru politikalarla, kaynakları etkin kullanarak ithalat değil, ihracat yapan bir Türkiye yaratabiliriz. Öncelikle köylümüzü sorun olarak görmekten vazgeçmeli onların kooperatifler yoluyla örgütlenmesini sağlamalıyız. Üreticilerimizin planlama ve pazarlama, sanayicimizin tedarik sıkıntısı var. Ve bunları ancak Tire Süt gibi başarısı ortada olan kooperatifleşme formülleriyle çözebiliriz. Çözüm yolu; tekelleşme değil, kooperatifleşmedir. Tarımın sorunlarını çözmeden, Türkiye’nin sorunlarını çözemeyiz”

 

ÖRNEK TİRE SÜT

Eskiyörük, doğru bir kooperatif modelinin nasıl olması gerektiğini ise Tire Süt örneği ile veriyor:

“Ortaklarımızın ürettiği sütü, 60 köyde kurduğumuz süt alım merkezlerinde yerinde kontrol ederek soğuk zincirlerde topluyoruz. Onların üretim maliyetlerini düşürmek için en önemli girdilerden  olan akaryakıtı ortaklarımıza piyasa fiyatının yaklaşık 40 kuruş altında temin ediyoruz. Ayrıca tohum, gübre gibi tüm ihtiyaçları üreticilere toplu alım yöntemiyle ekonomik şartlarda sağlıyoruz. Kooperatif bünyesinde oluşturulan makine parkıyla ortaklarımızın yem bitkilerinin ekim, biçim, paketleme, silaj biçme işlemlerini, tarlanın tesviyesine kadar yapıyoruz.  Silaj paketleme tesisimizle ortaklarımızın kaba yem ihtiyacını da karşılıyor, fazlalık silajı il dışına pazarlayarak ilçe ekonomisine katkı sağlıyoruz. Ayrıca kooperatifimizde adeta parayı ortadan kaldırdık. Onların ev ihtiyaçlarına kadar birçok ürünü kendi marketimizden indirimli temin etmelerine olanak sağlıyoruz. Süt Kooperatifimiz ortaklarımızın ürünlerini alırken her ayın bitiminde market ya da diğer hizmetlerden yararlanmaları karşılığında mahsuplaşıyor. Yani Tire Süt ortakları, temel gıda maddelerinden tarlasında kullandığı mazota, gübreye, makine ekipmana  doğrudan para ödemiyor.”